Hakimiyet Milletindir
Gündelik Hayatta Şirket-i Hayriye

Şirket-i Hayriye’ nin Vapur Filosu
 
Şirket-i Hayriye faaliyet süresi boyunca üç araba vapuru, yetmiş dört yolcu vapuru, üç kömür vapuru ve bir gezinti teknesi olmak üzere toplam seksen bir parçayı bulan vapur filosuna sahiptir. Şirketin yetmiş yedi parçadan oluşan araba ve yolcu vapurlarının altmışaltısı İngiliz, altısı Fransız, ikisi Alman, biri Hollanda yapımıdır. İki vapur ise Hasköy Tersanesi’nde inşa edilmiştir.
 
Şirket-i Hayriye’nin, 1 – 6, 7 – 11, 12 – 14, 15 – 18, 19 – 22, 23 – 25, 28 – 31, 32 – 34, 35 – 36, 37 – 38, 39 – 40, 41 – 42, 43 – 44, 45 – 46, 47 – 48, 49 – 50, 51 – 52, 53 – 54, 55 – 56, 57 – 58, 59 – 60, 61 – 64, 65 – 66, 67 – 68, 69 – 70, 72 – 73, 75 – 76 numaralı vapurları birbirlerinin eşidir.
 
Vapurlar uzaklardan gelmekle birlikte olağan bakımları ve mümkün olan onarımları İstanbul’daki çeşitli tersanelerde gerçekleştirildi. Bu tersanelerde bakım ve onarımın yanı sıra demonte halde ithal edilen bazı küçük vapurların montajı da yapılırdı. Örneğin;
1872’ de İngiltere’ de inşa edilen ve parçalar halinde Türkiye’ye getirilen Şirket-i Hayriye’nin 28 numaralı Meymenet, 29 numaralı Nüzhet, 30 numaralı Refet, 31 numaralı Amed vapurları Hasköy Tersanesi’nde monte edildi. 35 Numaralı İşgüzar ve 36 numaralı Mirgün vapurları da 1881’ de Hasköy’de monte edildi.
 
1937’ De Hasköy Tersanesi’nde inşa edilen Şirket-i Hayriye’nin Kocataş vapuru, Cumhuriyet döneminde Türkiye tersanelerinde inşa edilen ilk yolcu vapurudur. Bunu, ileriki yıllarda daha büyük ve çok sayıda vapurun inşaatı izledi.

Şirket-i Hayriye’ nin Yandan Çarklıları
   
Şirket-i Hayriye’nin 77 vapurundan 42’ si yandan çarklı idi. Baca numaralarına göre şirketin yandan çarklı vapurları…
 
1 RUMELİ: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap, yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ te girdi ve 1864’ te hizmet dışı kaldı.
 
2 TARABYA: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ te girdi ve 1864’ te hizmet dışı kaldı.
 
3 GÖKSU: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ te girdi ve 1864’ te hizmet dışı kaldı.
 
4 BEYLERBEYİ: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ de girdi ve 1864’ de hizmet dışı kaldı.
 
5 TOPHANE: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ de girdi ve 1864’ de hizmet dışı kaldı.’
 
6 BEŞİKTAS: 1853 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1854’ de girdi ve 1864’ de hizmet dışı kaldı.
 
7 İSTİNYE: 1857 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1857’ de girdi ve 1864’ te hizmet dışı kaldı.
 
8 BEBEK: 1857 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1857’ de girdi ve bir yıl sonra Hasköy tersanesinde tadil edilerek hizmet teknesi haline getirildi.
 
9 KANDİLLİ: 1857 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1857’ de girdi ve 1864’ de hizmet dışı kaldı.
 
10 BEYKOZ: 1857 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1857’ de girdi ve 1875’ te Osmanlı Bahriyesine satıldı Gör adi verildi.
 
11 ANADOLU: 1857 Yılında İngiltere East Cowes´de, John Robert White tezgâhlarında ahşap yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı. Hizmete 1857’ de girdi, ertesi yıl tersanenin hizmet islerinde kullanılmaya başlandı ve 1865’ te hizmet dışı kaldı.
 
12 KABATAŞ: 1860 Yılında İngiltere West Cowes'da, John White tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1860’ da girdi ve 1875’ te hizmet dışı bırakıldı.
 
13 GALATA: 1860 Yılında İngiltere West Cowes'da John White tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1860' da girdi ve 1902' de hizmet dışı bırakıldı.
 
14 BÜYÜKDERE: 1860 Yılında İngiltere West Cowes'da John White tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1860' da girdi ve 1899' da hizmet dışı bırakıldı.
 
15 BEYAZIT: 1863 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1863' te girdi ve 1898' de hizmet dışı kaldı.
 
16 BÜYÜKADA: 1863 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1863' te girdi ve 1898' de hizmet dışı kaldı.
 
17 BAHARİYE: 1865 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1865' te girdi ve 1905' te hizmet dışı kaldı.
 
18 ASAYİŞ: 1865 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1865' te girdi ve 1914' de hizmet dışı kaldı.
 
19 SEYYAR: 1869 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1869' da girdi ve 1903' te hizmet dışı kaldı.
 
20 TERAKKİ: 1869 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1869' da girdi ve 1914' de hizmet dışı kaldı.
 
21 SÜRAT: 1869 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1869' da girdi ve 1902' de hizmet dışı kaldı.
 
22 TAYYAR: 1869 Yılında İngiltere Londra'da, M.Wigram tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı gövdesi ahşaptı. Hizmete 1869' da girdi ve 1903' te hizmet dışı kaldı.
 
23 AZİMET: 1870 Yılında İngiltere Londra'da, Maudslay Sons&Field tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1870’ de girdi ve 1911' de hizmet dışı kaldı.
 
24 RAHAT: 1870 Yılında İngiltere Londra'da, Maudslay Sons&Field tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1870' de girdi ve 1914' de hizmet dışı kaldı.
 
25 SELAMET: 1870 Yılında İngiltere Londra'da, Maudslay Sons&Field tezgahlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi ahşaptı. Hizmete 1870' de girdi 1902' de hizmet dışı kaldı 1915' te yeniden kadroya alindi ve donanmanın emrindeyken 1915' de Rus muhribi tarafından batırıldı.
 
26 SUHULET: 1871 İngiltere Londra'da, Maudslay Sons&Field tezgâhlarında yandan çarklı araba vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1872' de girdi ve 1958' de hizmet dışı kaldı.
 
27 SAHİLBENT: 1871 Yılında İngiltere Londra'da, Maudslay Sons&Field tezgâhlarında yandan çarklı araba vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1872' de girdi ve 1959' de hizmet dışı kaldı.
 
32 MESERRET: 1872 Yılında İngiltere Londra da, R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1872' de girdi ve 1905' te bir yangın sonucu yandı.
 
33 NUSRET: 1874 Yılında İngiltere Londra da, R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1874' de girdi ve 1916 yılında Rus denizaltısı tarafından tahrip edildi.
 
34 GAYRET: 1872 Yılında İngiltere Londra’da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1872' de girdi ve 1915 yılında Rus savaş gemileri tarafından batırıldı.
 
37 İHSAN: 1890 Yılında İngiltere Londra da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1890' da girdi ve 1916 yılında Rus denizaltısı tarafından tahrip edildi.
 
38 ŞÜKRAN: 1890 Yılında İngiltere Londra’da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1890’ da girdi ve 1915 yılında hizmet dışı bırakıldı.
 
39 NEVESER: 1890 Yılında İngiltere Londra’da J.W.Thames tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı tekne sactı. Hizmete 1890' da girdi ve 1917 yılında Sakarya nehri ağzı önlerinde battı.
 
40 REHBER: 1890 Yılında İngiltere Londra’da J.W.Thames tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı tekne saçtı. Hizmete 1890' da girdi ve 1915 yılında Sakarya nehri ağzı önlerinde battı.
 
41 METANET: 1893 Yılında İskoçya Glasgow’da Napie,Shanks&Bell tezgahlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1893' de girdi ve 1916' da Karadeniz Ereğlisi limanında battı.
 
42 RESANET: 1892 Yılında İskoçya Glasgow’da Napier, Shanks&Bell tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1892 girdi ve 1916 yılında hizmet dışı kaldı.
 
43 İKDAM: 1894 Yılında İngiltere Londra'da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1894' de girdi ve 1916' da hizmet dışı kaldı.
 
44 İNTİZAM: 1894 Yılında İngiltere Londra'da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1894' de girdi ve 1916' da hizmet dışı kaldı.
 
45 RESAN: 1895 Yılında İngiltere Londra'da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1895' te girdi ve 1916' da hizmet dışı kaldı.
 
46 RÜÇHAN: 1895 Yılında İngiltere Londra'da R.&H.Green tezgâhlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı. Hizmete 1896' de girdi ve 1916' da hizmet dışı kaldı.
 
49 HALE: 1904 Yılında İskoçya Glosgow'da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı ve 1919' da sökülmek üzere satıldı.
 
50 SEYYALE: 1903 Yılında İskoçya Glasgow’da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yandan çarklı yolcu vapuru olarak yapıldı ve 1924' de sökülmek üzere satıldı.

 Tek Uskurlu Vapurlar
 
Şirket-i Hayriye’nin filosunda 21 adet tek uskurlu vapur bulunmaktaydı. 
 
Baca numaralarına göre Tek Uskurlu vapurlar;
 
28 MEYMENET: 1872 Yılında parçalar halinde İngiltere den getirilerek Sirket-i Hayriye'nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı. Hizmete 1872’ de girdi ve 1905' te hizmet dışı kaldı.
 
29 NÜZHET: 1872 Yılında parçalar halinde İngiltere den getirilerek Sirket-i Hayriye’nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı. Hizmete 1872’ de girdi ve 1905' te hizmet dışı kaldı.
 
30 REFET: 1872 Yılında parçalar halinde İngiltere den getirilerek Şirket-i Hayriye’nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı. Hizmete 1872’ de girdi ve 1905' te hizmet dışı kaldı.
 
31 AMED: 1872 Yılında parçalar halinde İngiltere den getirilerek Şirket-i Hayriye'nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı. Hizmete 1872’ de girdi ve 1905' te hizmet dışı kaldı.
 
35 İŞGÜZAR: 1881 Yılında İstanbul'da Şirket-i Hayriye'nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı ve uskurluydu. Hizmete 1881' de girdi ve 1930' da hizmet dışı kaldı.
 
36 MİRGÜN: 1881 Yılında İstanbul'da Şirket-i Hayriye'nin Hasköy fabrikasında monte edildi teknesi sactı ve uskurluydu. Hizmete 1881' de girdi ve 1910' da hizmet dışı kaldı.
 
47 TARZ-I NEVİN: 1903’ Te İskoçya Glasgow'da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve şirketin ilk, tek uskurlu vapuruydu. 14 Mart 1903' te hizmete girdi ve 18 Ekim 1966' da hizmet dışı kaldı.
 
48 DİLNİŞİN: 1903’ te İskoçya, Glasgow'da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve tek uskurluydu. 17 Nisan 1903' te hizmete girdi ve 1 Şubat 1966' da hizmet dışı kaldı.
 
51 SÜREYYA: 1905’ te İskoçya, Glasgow'da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı ve uskurluydu. 26 Haziran 1967' de hizmet dışı kaldı.
 
52 ŞİHAP: 1905’ te İskoçya, Glasgow'da Fairfield Shipb.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı ve uskurluydu. 8 Ekim 1965' te hizmet dışı kaldı.
 
53 İNŞİRAH: 1905’ te İngiltere, Newcastle'de,Armstrong Shipb tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve uskurluydu. 30 Haziran 1964' de hizmet dışı kaldı.
 
54 İNBİSAT: 1905’ te İngiltere, Newcastle'de, Armstrong Ship tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve uskurluydu. 9 Kasım 1963' te hizmet dışı kaldı.
 
55 BEBEK: 1905’ te İskoçya, Glasgow'da,Armstrong Ship tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve uskurluydu. 9 Kasım 1963' te hizmet dışı kaldı.
 
56 GÖKSU: 1905’ te İskoçya, Glasgow'da,Armstrong Ship tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi çelik sactandı ve uskurluydu. 26 Temmuz 1967' de hizmet dışı kaldı.
 
57 TARABYA: 1906’ da İskoçya, Glasgow'da Fairfield Ship.Cop. tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı ve teknesi sactı ve Ekim 1964' de hizmet dışı bırakıldı.
 
58 NİMET: 1906’ da İskoçya, Glasgow'da Fairfield Ship.Cop. tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı ve teknesi sactı ve 16 Ekim 1964' de hizmet dışı bırakıldı.
 
72 ÜSKÜDAR: 1927’ de Almanya'da Elbing'de F.Schichau GmbH tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı ve Teknesi çelik sactı ve 1 Mart 1958' de İzmit körfezinde Gölcük önlerinde fırtınada batarak büyük faciaya yol açmıştı.
 
73 RUMELİ KAVAGI: 1927’ de Almanya'da Elbing'de F.Schichau GmbH tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı ve teknesi çelik sactı ve 2 Kasim 1984' de hizmet dışı bırakıldı.
 
75 KOCATAŞ: 1937’ de Sirket-i Hayriye'nin Hasköy Tersanesi'nde yolcu vapuru olarak yapıldı ve teknesi çelik sactı ve 14 Kasim 1984' de hizmet dışı bırakıldı.
 
76 SARIYER: 1938’ de Şirket-i Hayriye'nin Hasköy Tersanesi'nde yolcu vapuru olarak yapıldı ve teknesi çelik sactı ve 14 Kasım 1983' te hizmet dışı bırakıldı.
 
77 KABATAŞ: 1910’ Da Hollanda’da yapıldı ve 1938' de tadilat görerek araba vapuru olarak hizmet verdi.

Çift Uskurlu Vapurlar
 
Şirket-i Hayriye’nin filosunda 14 adet çift uskurlu vapur bulunmaktaydı. Baca numaralarına göre çift uskurlu vapurlar.
 
59 KAMER: 1906 Yılında İngiltere Newcastle' de, Armstrong Ship.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak inşa edildi. Teknesi çelik sactandı. Şirketin ilk çift uskurlu vapuruydu. 16 Eylül 1964' te hizmet dışı bırakıldı.
 
60 RAĞBET: 1907 Yılında İngiltere Newcastle' de, Armstrong Ship.Cop tezgahlarında yolcu vapuru olarak inşa edildi. Teknesi çelik sactandı ve çift uskurluydu. 1 Şubat 1966' da hizmet dışı bırakıldı.
 
61 SULTANİYE: 1909 Yılında Fransa Dunkerque’ de, Atl.&Chantier de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 10 Temmuz 1916' da battı.
 
62 HÜNKÂR İSKELESİ: 1909 Yılında Fransa, Dunkerque’ de, Atl.&Chantier de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 1. Dünya Savaşı’ nda askeriyenin hizmetine verildi. 24 Mayıs 1915' te ağır hasar gördü ve hizmet dışı kaldı.
 
63 SÜTLÜCE: 1909 Yılında Fransa, Dunkerque’ de Atl.&Chantier’ de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 18 Ocak 1974' te hizmet dışı bırakıldı.
 
64 KÜÇÜKSU: 1910 Yılında Fransa, Dunkerque' de Atl.&Chantier de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 30 Temmuz 1975' te hizmet dışı bırakıldı. 
 
65 SARAYBURNU: 1910 Yılında İskoçya, Glasgow' da Fairfield Ship. Cop. tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 29 Mart 1984' te hizmet dışı kaldı.
 
66 BOĞAZİÇİ: 1910 Yılında İskoçya, Glasgow' da Fairfield Ship.Cop. tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu.
 
67 KALENDER: 1911 Yılında İngiltere, Newcastle' de Hawthorn, Leslie&Co tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi çelik sactı ve çift uskurluydu. 25 Haziran 1984' te hizmet dışı kaldı.
 
68 GÜZEL HİSAR: 1911 Yılında İngiltere, Newcastle' de Hawthorn,Leslie&Co tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi çelik sactı ve çift uskurluydu. 1984' te hizmet dışı kaldı.
 
69 HÜSEYİN HAKİ: 1911 Yılında Fransa Dunkerque' de Atl.& Chantier de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı teknesi sactı ve çift uskurluydu. Göztepe gemisi 1983' te hizmet dışı bırakıldı.
 
70 ZİYA: 1911 Yılında Fransa.Dunkerque' de Atl.& Chantier de France tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 1983' te işadamı Hasan Kazankaya tarafından satın alınıp, yüzer lokanta olarak işletildi.
 
71 HALAS: 1914 Yılında İskoçya, Glasgow' da Fairfield  Ship.Cop. tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 12 Aralık 1983' te hizmet dışı kaldı.
 
74 ALTINKUM: 1929 Yılında İskoçya, Glasgow' da Fairfield  Shipb.Cop. tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Teknesi sactı ve çift uskurluydu. 1984' te hizmet dışı kaldı.





 İskeleler Kenti İstanbul
 
Boğaziçi’ nde 19. yüzyıl ortalarına kadar, yani Şirket-i Hayriye’ nin faaliyete geçmesine değin gemilerin yanaşmasına, yolcu ve yük indirip bindirmesine uygun iskeleler yoktur. Şirket-i Hayriye’ nin ilk döneminde de gemiler kıyıya yanaşmaz. Yolcular kayıklar aracılığıyla gemiler ile kara arasında gidip gelirler. Bu yorucu ve yer yer tehlikeli olan durum karşısında Şirket-i Hayriye idaresindeki gemilerin yanaşmasına uygun iskeleler ve bu iskeleler üzerinde yolcuların özellikle kötü havalarda beklemelerini kolaylaştıracak yapıların inşasına ilişkin bir proje hazırlanır.
 
Bu bağlamda, Boğaziçi’ nin Rumeli kıyısında Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumeli Hisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya, Büyükdere ve Sarıyer’ de Anadolu kıyısında ise Üsküdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Kandilli, Anadolu Hisarı, Kanlıca ve Beykoz’ da iskele ve bekleme yerlerinin inşası kararı alınır. Başlangıçta iskelelerde yolculara ait kapalı bekleme alanı yoktur. 1914 yılına gelindiğinde ise hemen her iskelede kapalı bekleme salonu bulunmaktadır.
 
ÜSKÜDAR İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Şehir Hatları vapurlarının her yirmi dakikada bir yolcu alıp, yolcu indirdiği Üsküdar İskelesi Şirket-i Hayriye’ nin Boğaz kıyılarında yaptırdığı ilk iskelesi olması bakımından ayrı bir yeri vardır. İlk yapılan iskele bugünkünden biraz daha içerde, tarihi çeşmeye biraz daha yakında olduğu kayıtlarda belirtilir. 1906’ da ilk iskele binası yıkılıp yerine yenisi inşa edilir. İçinde kuş kafesler, süslü, oymalı bilet gişeleri yer yapı bugünkü halini 1983 yılında gerçekleştirilen inşa ile alır.
 
HAYDARPAŞA İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Anadolu' nun İstanbul' a açılan kapısı olarak büyük önem taşıyan Haydarpaşa İskelesi Şirket-i Hayriye tarafından ünlü mimarlarımızdan Vedat TEK' e yığma taş bina olarak inşa ettirilmiştir. Haydarpaşa Garı’ nın yolcuların deniz ulaşımı ile istenilen yere ulaşması sağlanmaktadır. İskelenin dış cephesinde çini süslemeler ve eski harflerle Haydarpaşa yazısı görülmektedir.
 
Yapım tarihi kesin belli olmamakla birlikte çini yazı kitabesinde görülen 1334 tarihinden 1915 – 1917 yılları arasında olduğu tahmin edilmektedir.
 
Kütahya çini sanatının değerli ustası Mehmet Emin Bey’ in çinilerle süslediği bu iskele Osmanlı döneminin son eserlerinden biri olup, dış cephesi ve iç mekânlarında yoğun çini süsleme ve kitabe panolara yer verilmiştir.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca eski eser tescilli olduğundan alınan restorasyon izni ile 1980 yılında restore edilmiştir.
 
KADIKÖY İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Kadıköy’ e ilk vapur, Fevaid-i Osmaniye idaresi tarafından 1846’ da çalıştırılmaya başlanmış. Kıyı zamanla doldurularak 1908’ de bugünkü Kadıköy Meydanı ortaya çıkmış. Bugünkü iskele, 1915 yılında yarı beton, yarı yığma olarak yapılmış. Kadıköy İskelesi Neoklasik Türk mimari üslubunda ve Kagir tarzda yapılmış iskelelerin en ünlülerinden birisidir. Binanın son onarımı sırasında ortaya çıkartılan kitabesinde eski harflerle 1926 tarihi bulunmaktadır. İskele binası 1959 yılında büyük onarım görmüştür. 1984 – 1986 Yılları arasında yapılan onarımda yan taraftaki revnaklar yapıya eklenerek orijinal biçime dönüştürülmüştür. Son olarak 1995 yılında bir kez daha onarım görerek günümüze ulaşan iskele binasının ikinci kattaki Kütahya Çini kaplamaları 20. yy. başlarına ait olup, Türk Çini sanatının değerli belgeleri niteliğini taşımaktadır.
 
 
BEYLERBEYİ İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Yapım tarihi bilinmemekle birlikte çok eski yerleşim yeri olan çevresindeki tarih ve kültür mirasının bir parçası olarak geçmişin anılarını yaşatmaktadır.
 
T.C. Kültür ve Bakanlığı’ ndan restorasyon izni alınmış olup iskele binasının aslına uygun olarak restorasyonu ile beton iskele platformu inşa edilerek yeniden vapur seferlerine açılacaktır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescillidir. Boğaz hattı yolcu gemilerimizin en eski geçmişi olan iskelelerinden biridir.
 
ÇENGELKÖY İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
İstanbul Boğazı’ nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çengelköy İskelesi' nin yapım tarihi net olarak bilinmemektedir.
 
T.C. Kültür Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu izni ile yakın bir geçmişte aslına uygun olarak restore edilmiştir. İskele binası ahşap kaplama olarak inşa edilmiş ve 172 m2’ dir. Denize kazık çakılarak elde edilen 330,75 m2' lik mahal iskele platformu olarak kullanılmaktadır.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olup Boğaz hattı yolcu gemilerine hizmet vermektedir.
 
KANDİLLİ İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Boğaziçi' nin tarihi ve geçmişini yansıtan iskelenin inşa tarihi net olarak bilinmemektedir. T.C. Kültür Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' nun onayı ile yakın tarihte aslına uygun olarak restore edilmiştir.
 
Denize kazık çakılarak elde edilen 345,60 m2' lik platform üzerinde 98 m2' lik ahşap kaplamalı iskele binası aslına uygun olarak inşa edilmiş geri kalan bölüm ise iskele yanaşma mahalli olarak kullanılmaktadır. T.C. Kültür Ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescillidir.
 
ANADOLU HİSARI İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Eski Anadolu Hisarı İskelesi 1393 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından antik çağdan kalan Zeus Mabedinin yıkıntıları üzerinde inşa edilmiş olup önceleri Güzelhisar adıyla anılan, Fatih Sultan Mehmet' in Rumeli Hisarı’ nı yaptırmasından sonra Anadolu Hisarı adıyla anılmaya başlamıştır.
 
Anadolu Hisarı' na ilk iskele Şirket-i Hayriye tarafından ahşap olarak, 1851 yılında fakirhanelerin nihayetindeki Hisarönü denilen yere inşa edilmiş iken 1905 yılında yıkılarak yeniden inşa edilmiştir. Boyama işleri Şirket-i Hayriye' nin Hasköy Tersanesi baş nakkaşı Hasan Usta tarafından yapıldı. Anadolu Hisarı İskelesi T.C. Kültür Bakanlığı’nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan restorasyon izni ile ahşap olan iskele platformu yerine betonarme kazık üzerine yapılan platform ve iskele binası olarak 1989 tarihinde 510 m2' lik platform üzerinde 135 m2' lik aslına uygun restore edilerek bugünkü halini almıştır.
 
KANLICA İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Boğaziçi' nin yaşam ve geçmişteki mirasını yansıtan ve Şirketi Hayriye döneminde de önemli iskelelerimizden olan Kanlıca İskelesi, yoğurtları ünlü semtin simgesini tamamlamaktadır. İnşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan alınan restorasyon izni ile 1989 yılında 348.86 m2' lik alanın 128 m2' lik bölümüne iskele binası yapılmış, diğer bölümü iskele yanaşma mahalli olarak kullanılan bugünkü haline getirilmiştir.
 
ÇUBUKLU İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Boğaziçi' nin yaşam ve kültür mirasını simgeleyen, Şirket-i Hayriye döneminde de ulaşım hizmeti vermiş olan iskelemizin inşa tarihi bilinmemektedir.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan, alınan restorasyon izni ile 1989 yılında 430,45 m2' lik kazıklı sistemle elde edilen platform üzerinde, 118,25 m2' lik iskele binası yapılmış olup, kalan bölüm ise yanaşma mahalli olarak kullanılan bugünkü haline getirilmiştir.
 
PAŞABAHÇE İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Eski Paşabahçe İskelesi' nin hizmet dışı bırakılması ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' ndan, taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olması nedeniyle alınan restorasyon izni ile 1985 yılında, betonarme kazık üzerine yeniden aslına uygun olarak inşa edilerek bugünkü haline getirilmiş ve Boğaz hattı yolcu gemilerimizin hizmetine açılmıştır.
 
BEYKOZ İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Antik ismi Amikos olan Beykoz' un, bazı kaynaklara göre ismi Beyköyü, bazı kaynaklara göre ise Beycevizi olarak anılmaktadır.
 
Tarihte önemli bir yeri olan eski Beykoz çayırı ve Hünkâr iskelesi yakınında bulunmaktadır. Hünkâr iskelesi Osmanlı – Rus savaşı sonundaki anlaşmanın yapıldığı yerde ilk iskele Şirket-i Hayriye tarafında 1851 yılında ahşap olarak inşa edildi.
 
1903 yılında Kirkor Usta tarafından ilk yenilenmesini müteakip, 1989 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' ndan, taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olması nedeniyle alınan restorasyon iznine istinaden eski Beykoz İskelesi' nin bir bölümünün yola terki ile 1.221,10 m2' lik betonarme platform üzerine 170 m2' lik iskele binası inşa edilerek, diğer bölümü iskele yanaşma mahalli olarak bugünkü haline dönüştürülmüştür.
 
ANADOLU KAVAĞI İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Çeşitli kaynaklarda Anadolu Kavağı adı tutmak, çevirmek, engel olmak anlamındaki “Kavak” sözcüğünün türediği ve tarihi çok eskilere dayanan Anadolu Kavağı, Boğaz Köyü’ nün Bizans ve Osmanlı dönemlerinde ana uğraşı balıkçılık, bahçecilik ve Karadeniz’ e açılmak için elverişli hava bekleyen gemilere hizmet vermekte olduğundan, bu bölgede de sınır gümrük kontrol noktası anlamı taşıyan Kavak adının verildiği belirtilmektedir.
 
Günümüzde ise turizm ve balıkçılıkla uğraş vermektedir.
 
İnşa tarihi net olarak bilinmemektedir. Ancak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan, alınan restorasyon izni ile 1987 yılında 744,66 m2' lik betonarme platform üzerine 97,66 m2' lik iskele binası inşa edilerek bugünkü haline getirilmiştir. Boğaz hattı iskelelerimizin son durağı olarak hizmetini sürdürmektedir.
 
KABATAŞ YOLCU VAPURU İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Kabataş Parkı’ nın devamından, Dolmabahçe Sarayı’ na kadar uzanmakta olan Bezm-i Alem Valide Sultan Camii, Dolmabahçe Sarayı, Saat Kulesi’ nin bütünleştiği sahil şeridinin en önemli iskelelerinden birisidir. İşletmemiz mülkiyetindeki 1.331,47 m2' lik alanda iskele binası yanı sıra 4.450,00 m2' lik dolgu sahada araba vapuru rampaları da bulunmaktadır.
 
Boğaziçi Köprüsü' nün bulunmadığı dönemlerde İstanbul' un Harem, Kadıköy ve Boğaz hattına yolcu ve araç taşımacılığı hizmeti verilmiştir.
 
Bugün ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ nca yapımı sürdürülmekte olan metro, hafif raylı sistem ve füniküler hattın bağlantısı olan entegre ulaşım ağının önemli bir merkezi olmak üzeridir.
Özellikle yaz aylarında Adalar-Yalova-Çınarcık hattı yolcu seferleri bu iskeleden işletmemiz gemileri ile verilmektedir.
 
BARBAROS HAYRETTİN PAŞA İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Boğaz ve Kadıköy hattı iskelesi olarak hizmet vermekte olan iskelemiz, 1985 yılında 510 m2' lik, denize kazık çakılarak elde edilen beton platform üzerine inşa edilmiştir. Betonarme iskele binası 180,00 m2 olup dolgu alan üzerinde bulunmaktadır.
 
BEŞİKTAŞ İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Beşiktaş' ta ilk iskele Şirketi-i Hayriye tarafından Hayrettinönü denen mevkiye 1851 yılında ahşap olarak inşa edilmiş iken 1884 yılında yıkılarak iskeleler tamirat memuru Kirkor Efendi nezaretinde ahşap olarak yenilenmiş, 1908 yılında ise iskelenin deniz tarafı doldurularak yine aynı yıl Mimar Ojiye' ye Rıhtım inşa ettirilmiş, 1913 yılında bugünkü 2 katlı iskele yine Şirket-i Hayriye tarafından, Mimar Ali Talat Bey' e yaptırılmıştır. 1919 Yılında Mimar Nafilyan tarafından verilen raporla lodosta hasara uğrayan bölümler güçlendirilmiştir.
 
Eski eser tescilli olan iskelenin, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' ndan alınan restorasyon izni ile 1987 yılında iskele binasının tümüyle restorasyonu yanı sıra 744,50 m2' lik yanaşma platformu yapılarak bugünkü haline getirilmiştir.
 
Boğaz hattı ve Üsküdar hattı yolcu yoğunluğuna göre gemi kapasitesine uygun olarak deniz ulaşımında işletmemizce yolcu taşımacılığı hizmeti verilmektedir.
 
ORTAKÖY İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Antik çağda adı Arkeonun olan Ortaköy’ e Türkler 16. yüzyılda yerleşmiştir. İlk iskele 1851 yılında Abdülmecit Camii üst tarafında ahşap olarak inşa edildi. 1889 Yılında çürüyen iskele kazıkları değişti. 1909 yılında yıkılarak yeniden inşa edildi. 1910 yılında saat eklendi. Kare planlı küçük, ahşap ve  tek katlı binadır. Geniş kenarlı pencereleri ile dikkat çekmektedir. 1992 yılında yeniden düzenlenen iskele ve Ortaköy Meydanı 19. yy. Osmanlı sivil mimarisine özgün örnekleriyle ve 3 dini temsil eden bu semt mimari bir bütünlük oluşturur.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli bulunan binanın çökme tehlikesi arz etmesinden ötürü alınan restorasyon izni ile aslına uygun iskele binası ile 185.26 m2 denize kazık çakılarak elde edilen platform yenilenmesi yapılarak 15 Mart 2002 tarihinde Boğaz hattı yolcu gemilerinin hizmetine açılmıştır.
 
ARNAVUTKÖY İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
16. YY.' da bağları bahçeleri ile 19. yy.‘ da çileği ile ünlü olan ve Rumlar tarafından Arvaritahori (Arnavutköy) olarak adlandırılan Arnavutköy' e ilk iskele 1851 yılında Şirket-i Hayriye tarafından ahşap olarak Karakol hanenin alt tarafına inşa edildi. 
 
1800 Yılında tamir edilerek çinkoları değiştirildi. 1910 yılında ilk telefon konuldu. Kazıklı yol çalışmalarından dolayı iç kısımda kaldığından yeni iskele yol çalışmaları sonrasında 311 m2' lik beton platform üzerine 112 m2' lik iskele binası, eski özellikleri muhafaza edilerek sahil yolu düzenlemesi nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilerek 6 Temmuz 1988 tarihinde hizmete açılmıştır.
 
 
BEBEK İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Bebek semtindeki iskele 1851 yılında Humayu-u Abad Camii, okul ile Kadı Mehmet Efendi Yalısı arasına ahşap olarak inşa edilmiştir.
 
1890 Yılında kadın ve erkek yolcular için ayrı bekleme salonları yapılmıştır. 1894 yılında iskeleye bir sıra kazık ilave edilerek genişletilmiştir. 1898 ve 1918 yılarında tamir edilmiştir. 1910 Yılında soba ile ısıtılan yolcu salonuna ilk kez duvar saati konulmuştur.
 
Bebek İskelesi’ nin bugünkü yeri olan Bebek Parkı’ na 1920 yılında ahşap kazık çakılarak inşa edilmiş, Şirket-i Hayriye Ocak 1945 yılında tüm mal varlığıyla millileştirilerek Devlet Deniz Yolları ve Limanlar Umum Müdürlüğü’ ne devredilmiştir. Devlet Deniz Yolları ve Liman Umum Müdürlüğü’ nün lağv edilmesi ile Ağustos 1953 yılında Denizcilik Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü’ ne devredilmiş, 1986 yılında büyük bir onarım geçirmiştir.
 
Eski Bebek İskele binasının yetersizliği ve hizmet dışı bırakılması ile Boğaz iskelelerinin özgün yapısından esinlenerek hazırlanan restorasyon projesi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca onaylanmasını müteakip 255,45 m2' lik betonarme kazık üzerine iskele platformu ile 73,20 m2 iskele binası yapılarak Ekim 2001 tarihinde boğaz hattı gemilerinin hizmetine alınmıştır.
 
Eski Bebek İskelesi ise restore edilerek korumaya alınmıştır.
 
EMİRGAN İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Emirgan' a ilk iskele 1851 yılında Şirket-i Hayriye vapurlarının Boğaziçi’ ne çalışmaya başladığı zaman ahşap olarak camii önündeki arsaya inşa edilmiştir.
 
Şirket-i Hayriye 1900 yılında iskelenin bugün bulunduğu yeri satın alarak, yeniden ahşap olarak inşa etmiş, Mart 1989 tarihinde Boğaziçi sahil yolu düzenlemesi nedeniyle bir bölümü yolda kaldığından yıkılmıştır.
 
Yıkılan Emirgan İskelesi' nin yerine T.C. Kültür Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan, İstanbul III numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' nca onaylanan restorasyon projesine göre 194,78 m2' lik, denize çakılan kazık üzerindeki beton platform üzerine aslına uygun olarak inşa edilerek 24 Kasım 2001 tarihinde Boğaz Hattı yolcu gemilerinin hizmetine açılmıştır.
 
İSTİNYE İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, diğer iskeleler ile aynı tarihlerde yapıldığı ihtimali üzerinde durulmaktadır. Gemi yanaşma yeri olarak duba ilave edilmiştir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescillidir.
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mülkiyetinde olup, imar planlarında kamu malı sahası olarak ayrılmıştır.
 
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Başkanlığı' na kullanım bedeli olarak ecri misil ödenmektedir.
 
YENİKÖY VAPUR İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
İnşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Şirket-i Hayriye döneminde Boğaz Hattı gemilerinin uğraması için diğer iskeleler gibi 1851 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğundan 292,60 m2' lik, denize çakılan kazık üzerindeki beton platform üstüne restorasyon izni alınarak 84,90 m2' lik yolcu salonu da yapılarak 2001 yılında bugünkü haline dönüştürülerek Boğaz hattı yolcu gemilerinin hizmetine açılmıştır.
 
BÜYÜKDERE İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Eski eser tescilli olan Eski Büyükdere İskelesi' nin 1989 yılında kazıklı yol yapımı nedeniyle yolun arkasında kalmasından ötürü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nca bugünkü iskele, özgün Boğaziçi iskele mimarisinden yararlanılarak, 311,75 m2' lik denizden kazanılan alan üzerinde; 123,20 m2' lik yolcu salonu ve diğer bölümü yanaşma mahalli olarak inşa edilerek işletmemize teslim edilerek, gemi seferlerine açılmıştır.
 
SARIYER İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Sarıyer, bütün eski kaynaklarda civardaki mevcut madenden dolayı toprağın sarı renkte görünmesi nedeniyle “Sarıyar” diye anılmış, bu isim de zaman içerisinde Sarıyer olarak değiştirilmiştir.
 
Sarıyer İskelesi, yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, en eski iskele binalarından olduğu tahmin edilmektedir. İlk iskele eski adı SİMOS olan ve daha sonra “ SEVİNÇLER VE ZEVKLER ” anlamına gelen Mesar Burnu’ ndaki eski kayıkhane iskelesine, 1851 yılında Şirket-i Hayriye tarafından ilaveler yapılarak inşa edilmiştir.
 
1890 Yılında tamirat memuru Kirkor Efendi ve yani kalfa nezaretinde yeniden tamir edilerek genişletilmiştir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı şerhi konulmuş olduğundan alınan restorasyon izni ile 2003 yılında iskele platformu betona dönüştürülerek Boğaziçi hattı seferlerine açılmıştır.
 
RUMELİ KAVAĞI İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler:
 
Eski Rumeli Kavağı İskelesi, 1851 yılında kurulan Şirket-i Hayriye' nin kuruluşunu müteakip Boğaziçi' ndeki yerleşim birimlerine iskeleler inşa edilerek vapur seferlerine başlanmıştır.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olan iskele, denize kazık çakılarak elde edilen 286,38 m2' lik platform üzerine, alınan restorasyon izni ile aslına uygun olarak inşa edilerek, 21 Şubat 2002 tarihinde Boğaz Hattı yolcu gemilerinin seferlerine açılmıştır. Ayrıca turistik özelliği de olan bir iskelemizdir.
 
KASIMPAŞA İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Galata ile Hasköy arasında bulunan Kasımpaşa, İstanbul' un Beyoğlu yakasındaki en eski yerleşim merkezi olup, Kanuni döneminde bu semtte önemli imar hareketleri, camii, çeşme vb. binalar yaptıran Vezir Kasım Paşa' nın adı ile anılmaya başlanmıştır.
 
Genellikle denizci ileri gelenlerin ve tersane çalışanlarının oturduğu Kasımpaşa XIX. Yüzyılda İstanbul' un en mamur zengin semtlerinden biri iken 1821 büyük yangından sonra bir daha eski görkemine kavuşamamıştır. 1910' lu yıllarda tek katlı ve ahşap olarak tekrar inşa edilmiştir. Hizmete açılmıştır.
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli iskelenin restorasyon izni alınarak 396,00 m2' lik, betonarme kazık üzerindeki platformun üzerine, aslına uygun olarak yeniden inşa edilerek, 30 Mayıs 2003 tarihinde Haliç ve Üsküdar hattı seferlerine açılmıştır. Haliç hattının en büyük iskelesi olma özelliğini taşımaktadır.
 
FENER İSKELESİ

İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olup, tamamı 100 m2' lik betonarme kazık yöntemi ile deniz üzerinde inşa edilmiştir.
 
Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattında motor - bot ile Haliç hattı seferlerinde yolcu taşımacılığı, işletmemizce yapılmaktadır.
 
En eski yerleşim yerlerinden biri olan Fener Patrikhane ve Kilisesi ile İstanbul' un azınlıklarının geçmiş dönemlerindeki en rağbet edilen ve halen Haliç Kültür Projesi kapsamında fon sağlanan, özel bir yerleşim projesi kapsamında bulunmaktadır.
 
BALAT İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
İnşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, azınlıkların en eski yerleşim yeri olarak halen eski kültür izlerini taşıyan birçok yapıya rastlanmaktadır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' nca taşınmaz kültür varlığı tescili bulunduğundan alınan restorasyon izni ile denize kazık çakılarak elde edilen 229 m2' lik beton platform üzerinde yeniden inşa edilmiştir.
 
Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattında motor - bot tipi yolcu gemileri ile halen işletmemizce deniz ulaşım hizmeti verilmektedir.
 
AYVANSARAY İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
İskele ve platformunun tamamı 151.00 m2’ lik, deniz içinde kazık üzerinde inşa edilmiştir. Üzerinde tek katlı ahşap kaplamalı iskele binası mevcuttur. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescillidir.
 
Haliç hattının aynı kültürün izlerini taşıyan bölgesinde bulunan Ayvansaray İskelesi, 1989 yılında Haliç yeşil alan düzenlemesi nedeniyle yoğun yeşilin içerisinde, tarihi geçmişi ve çevre ile bütünleşen bir iskeledir. Tamamı 151 m2 betonarme kazık yöntemi ile deniz üzerinde inşa edilmiştir. Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattında motor - bot tipi yolcu gemileri ile halen işletmemizce deniz ulaşım hizmeti verilmektedir.
 
SÜTLÜCE İSKELESİ 
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
Haliç hattının Kasımpaşa-Hasköy güzergahında bulunan Sütlüce İskelesi eski Halıcıoğlu ve Sütlüce iskelelerinin orta noktasında, tek iskele olarak birleştirilerek 1989 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nca yeşil alan düzenlemesi sonrasında yapılmış, yakın tarihte bir dönem seferlere kapatılması ile yangın geçirerek, 241 m2' lik deniz üzerindeki bugünkü hali ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı' ndan alınan restorasyon izni ile yenilenerek, Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattına açılmıştır.
 
Halen motor - bot tipi yolcu gemileri ile Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattında işletmemizce deniz ulaşım hizmeti verilmektedir.
 
EYÜP İSKELESİ
 
İskele Hakkında Genel Bilgiler: 
 
İstanbul' un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Eyüp, Haliç sahil şeridindeki azınlık din kültürünün aksine tamamen İslami yapıların en yoğun olduğu bölgedir.
 
Feshane, eski feslerin dikildiği dikimevi olarak anılmakta, ayrıca Eyüp Sultan Türbesi, Fransız yazar Pierre Loti kahvesi ve eski Türk evleri ile her biri Osmanlı mezarlık kültürünün bir başka eşi olmayan örnekleri ile dolu mezarlıkları ile ünlü, Altın boynuz (Golden Horn) adı ile eski İstanbul' un din kültürünün Müslümanlar olduğu kadar yabancıların için de önem arz eden bir yerinde bulunmaktadır.
 
1989 Yılındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nca, Haliç Yeşil Alan Düzenleme Projesi kapsamında yapılan kazıklı yol ile aynı yerde yeniden 186.00 m2' lik, işletmemiz tapulu alanı üzerinde tek katlı ahşap kaplamalı iskele binası olarak yenilenmiştir. İskele ve platformunun tamamı kazık olarak deniz üzerinde bulunmaktadır. İskelemiz, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ nca taşınmaz kültür varlığı olarak tescillidir.
 
Eski Haliç' teki Kâğıthane Deresi' nin taşımış olduğu alüvyonlar nedeniyle Haliç hattının son iskelesi olarak, Eyüp-Eminönü-Üsküdar hattında motor-bot tipi yolcu gemileri ile halen işletmemizce deniz ulaşım hizmeti verilmektedir.
Şirket-i Hayriye’ in Diğer İskeleleri
 
İstanbul demek, nasıl camiler, minareler, köprüler, kuleler demekse, biraz da gemiler, iskeleler, vapurlar ve deniz aşığı yolcular demektir.
 
İstanbul’ da birçoğu yolcu olmadığından kapatılmış da olsa birçok iskele varlığını sürdürüyor, yapılan yenilemelerle ömürleri uzatılıyor… Kimi eski, kimi yeni; kimi büyük, kimi küçük. Hepsi de İstanbul’ un bir parçası... Yolcuların günlük yaşamlarında büyük önemi olan iskeleler, İstanbul’ da yaşadığımızı anlatan, fark etmemizi sağlayan önemli ayrıntılar…
 
İskeleler… Vapurlar… Lodos dalgaları… Ve martı çığlıkları…
 
Zaman içerisinde kapatılan Şirket-i Hayriye’ nin bazı iskeleleri
 
Salacak                                              
Yedikule
Tarabya                                             
Kireçburnu                                                                            
Yemiş                                                                                               
Kâğıthane
Zeytinburnu
Boyacıköy
Cibali 
 
 
“Köprü’ den bir vapur kalkıyoor, kalkıyoor...”
 
İstanbul’ un kent içi deniz ulaşımı konusu, incelenirken emektar vapurlar ve çeşitli hatların yanı sıra, sık sık “Köprü” nün de adı geçer. Tarihi yarımada ile Galata’ yı birleştiren bir köprünün ilk projesinin 15. yüzyılda Leonardo Da Vinci tarafından hazırlandığı bilinmektedir. II. Beyazıt döneminde başlayarak günümüze kadar gelen bu uzun yolculukta “Köprü” nün vapurlar ile ilişkisi 19. yüzyılın ortalarında başlamıştı. Köprünün Marmara Denizi yönündeki her iki yanına bağlanan duba-iskele biçimindeki ekler ile Şirket-i Hayriye de dâhil olmak üzere Şehir Hatları’ nın neredeyse tümüne birer ana kalkış noktası oluşturmuştu. Eminönü tarafına yakın olanlar genellikle Boğaziçi hatlarına, Karaköy’ e yakın taraftakiler ise Anadolu yakası – Adalar ve Yalova hatlarına tahsis edilmişti. Kadıköy ve Haydarpaşa hattı ise önceleri Köprü’ ye bağlı olup daha sonra Karaköy rıhtımına bağlanan “duba-parmak iskeleden” uygulandı.
 
Köprü’ nün Haliç tarafındaki yöne duba-iskele türünden yanaşım mahalleri ise, Haliç hatlarına hizmet verdiler.
 
“Köprü” adı uzun yıllar büyük ölçüde popüler oldu ve tarifelerde, “Köprü’ den kalkış” ve “Köprü‘ ye varış” veya “Köprü-Kadıköy, Köprü-Adalar” hatları gibi tanımlamalar kullanıldı. 
 
Şirket-i Hayriye’ nin Kaptanları
 
Şirket-i Hayriye’ nin tarihi boyunca kuşkusuz bütün çalışanları içinde kaptanları, İstanbul ve özellikle Boğaziçi sakinlerince yakından tanınan bazen abartılı da olsa bugüne ulaşmış hoş öykülerin kahramanlarıdır. Şirket-i Hayriye, dönemin deniz adamları için bir okul görevi üstlenmiş gibiydi. İdareye vasıfsız gemici olarak giren elemanların çoğu kişisel yetenekleri sayesinde hızla ilerlediler, kaptan ya da çarkçı oldular. Şirketin kaptanları, dirayetli, tecrübeli ve çoğu da şirkette yetişmiş kişilerdi. Hemen hemen hiçbiri “mektepli” değildi. Çoğu renkli, özellikleri olan kişilerdi. Halk onları sayar, severdi. Görevlerinde gösterdikleri dikkat ve titizlik, bunca yıl büyük bir kazaya yol açmadıklarından anlaşılır. Her dakika yön ve gücünü değiştiren Boğaz akıntıları, gerek seyir gerekse yanaşma manevraları sırasında rüzgârların etkisi; sis, tipi gibi kötü hava şartları göz önüne alınırsa, Boğaz’ da vapur kullanmanın zorluğu daha iyi anlaşılabilir. Yelkenli gemilerin, acemi kayıkçıların ikide bir yol üstüne çıkmaları da cabası…
 


Sezai Kaptan

 
Şirket-i Hayriye’ nin ilk zamanlarda bütün kaptanları ve çarkçıları gayrimüslimdir. Bunların çoğu Rum’ dur. İlk kaptan Louis Goujan, bir Fransız’ dır. Zaharaki, Nikolaki, Dimitri, Marko ve Yorgaki kaptanlar yelkenli gemi kaptanlığından yetişmişlerdir. Şirket-i Hayriye’ nin gayrimüslim kaptanları arasında Palas, İstefanoviç, Karava, Franoviç, Petriçeviç, Kozma, Engli, Konstantinidi, Petri, Sinudi, Niko ve Aleko kaptanlar sayılır. Şirket-i Hayriye vapurlarında kaptanlık yapan baba-oğullar da vardır. Otuz dokuz yıl şirket vapurları ile Boğaziçi’ nde zigzag seferleri yapan Palas Kaptan ile Yorgaki Kaptan baba-oğul idiler. İstefanoviç ile Aleko kaptanlar da baba-oğul idiler. Şirketin ilk Müslüman kaptanı, lostramoluktan işe başlayan Beykozlu Rıza Ömer Kaptan’ dır.
 
Şirket-i Hayriye vapurlarında Müslümanların kaptanlık yapmaları da tartışma konusu olmuştur. Şirketin gelişmesine tanık olan Karadenizli kaptanlar, kendilerinin de şirket vapurlarında kaptan olarak istihdam edilmelerini talep ederler. Ancak, bu geleneksel yöntemler ile gemicilik yapan kaptanların şirket vapurlarını yönetemeyeceklerini düşünen, devrin genel müdürü Hüseyin Haki Efendi, “Ben can taşıyorum. Emniyet ve itimadımı haiz olmayanı istihdam edemem” diyerek bu başvuruları geri çevirir. Zaman içinde Şirket-i Hayriye kaptanları arasında Müslüman olanların sayısı artar. Bunlar arasında Salih, Kıbrıslı Mehmet, Eyüp, İshak, Hacı Mehmet, araba vapuru kaptanı Hasan, Osman, Seyfettin, Hacı Hasan, Mustafa Hacı Esat, Ziya, Sezai, Şeref, Fehmi, Tahsin, Hayri kaptanlar anılır.
    
Hayri Kaptan

 
Bir Macaroviç Kaptan vardı...
 
Uzun favorileri ile Macaroviç Kaptan ilgi çekici biriydi. 1870’ Ten 1905’ e kadar aralıksız 35 yıl şirketin vapurlarında çalıştı. Çenesinin altındaki iki tutam beyaz sakalı yüzünden adı Sakallı Kaptan’ a çıkmıştı. Çok sevdiği seter cinsi köpeğini yanından ayırmaz, sırtında pöstekiden yapılmış gocuğuyla daha uzaktan hemen tanırdı. Bir başka özelliği de midesinden ağzına naklettiği bir maddeyi durmadan çiğnemesi, sonra yeniden midesine indirmesiydi!
 
Bir kış gününde, Ortodokslar’ ın geleneksel haçı suya atma töreninde bu Macaroviç Kaptan’ ın başına gelenler şöyle gelişir:
Macaroviç Kaptan, o gün vapuruyla Arnavutköy önlerine kadar gelmiş. İskeleye yanaşacağı sırada da, sandallarda az sonra denize atlayacakları için soyunduklarından zağar gibi titreşen Rum delikanlıları toplanmışlar, köy papazının haçı suya atma hazırlığını yapmasını izliyorlar...
“…Kayıklar içinde sırmalı ruhani cübbe giymiş papaz haçı suya atar atmaz, tören gereği, etrafındaki kayıklardan haçı sudan kurtarmak için denize atılan gençleri gören Macaroviç’ in köpeği yaradılışı gereği kendini birden denize atmış, insandan fazla yüzme yeteneğine sahip olduğu için de dindar palikaryalardan önce haçı ağzına alarak karaya çıkmış. Arkasından koşan halkın velvelesinden korkan köpek, kaptanın oturduğu Bebek Semti’ ne doğru koşmaya başlamışsa da, sonra ürkerek haçı ağzından attığı gibi dağlara kaçmış..”
 
Törenden sonra köpekten hıncını alamayan dindarların hışmına uğramaktan korkan Macaroviç Kaptan geceleri vapurun terk edip evine gitmekten korktuğundan, günlerce şamandıraya bağlı vapurunda kalır.
 
Vapurların ilginç gecikme nedeni
 
Şirket vapurlarının Boğaziçi’ nde bulunan sık iskelelere uğrayarak yolcu indirip bindirmesi, bu vapurlara halk arasında “dilenci vapuru” denmesine neden olur. Bu indi bindilerin uzaması, seferlerin de uzamasına neden olur. Şirket-i Hayriye’ nin tanınmış kaptanlarından Ömer Kaptan’ ın gerçekleştirdiği seferlerin gecikmelere uğraması, şirket yönetiminin dikkatini çeker ve kendisinin bilgisine başvurulur. Ömer Kaptan, seferlerin uzamasına ve gecikmesine ilişkin olarak, mizahi bir üslupla “Efendim, Çengelköy’ ün sebzevatından, Beylerbeyi’ nin teşrifatından, Kuzguncuk’ un da haşaratından… Bunlar olmasa gecikmek ne demek, vaktinden önce bile Köprü’ ye varırım!” yanıtını verir. Bu yanıtı daha da açıklaması istendiğinde ise “Çengelköy bilindiği gibi bağlık, bahçelik bir köy. Halk yetiştirdiği hıyarı, patlıcanı İstanbul’ a hep vapurlarla indiriyor. Sepetlerin, küfelerin yüklenmesi epey vakit alıyor böyle olunca da vapurun hareket saati gecikiyor. Beylerbeyi de bilindiği gibi teşrifat meraklısı yaşlı beylerin, beyzadelerin semti. İskele girişinde iki kişi karşılaşsa, ‘Siz buyurun!’, ‘Rica ederim, önce siz buyurun!’, ‘İstirham ederim. Siz varken bize mi düşer! Siz buyurun’ diye yol vermelerinden yolcuların vapura girmeleri hayli zaman alıyor! Efendim, malum üzere, Kuzguncuk kalabalık Musevi ailelerinin oturduğu bir köy. Anası, babası, kızı, oğlanı, konu komşusu sürüsüne bereket. Öyle bir hücum ediyorlar ki vapura, bir türlü arkası gelmek bilmiyor. Şimdi anlatabildim mi sebzevattan, teşrifattan ve haşarattan niçin geciktiğimi?” biçiminde açıklama yapar.
  
 
Martı görünce yolunu değiştiren Kaptan…
 
Şirket-i Hayriye kaptanları usta denizcilikleri ile ün salmışlardı. Bunlardan biri de aslen bir İngiliz olan George Kaptan’ dır. Hiç kaza yapmadığı belirtilen George Kaptan’ ın, izlediği rota üzerinde suya konmuş bir martı görse yolunu değiştirdiği söylenir. Kadri ve Gürcü İbrahim kaptanların, denizde yalılara sürünürcesine seyrederken ikram edilen kahve fincanını veya tepsiyi aldığı anlatılır. Kadri Kaptan’ ın yanında yetişmiş olan Sezai Kaptan’ ın ise ipe bağladığı yumurtayı vapurdan denize sarkıttığı ve yumurtayı kırmadan iskeleye yanaştığı belirtilir. Şirket kaptanlarından yaşlılık nedeniyle gözleri görmeyen birinin, vapuru kimsenin yardımı olmaksızın Vaniköy iskelesinden hareket ettirerek Çengelköy iskelesine yanaştırdığı da rivayet olunur. Bütün bu anlatılanlar, abartı paylarının çok yüksek olmasıyla beraber, halkın gözünde Şirket-i Hayriye kaptanlarının yarattıkları güvene dair fikir vermesi açısından değer taşır.
 
Kahraman Kaptan…

Şirket-i Hayriye kaptanlarından Eyüp Kaptan Boğaziçi’ ni çok iyi bilmesi ile tanınmıştır. Boğazın akıntılarını, hangi iskeleye ne zaman yanaşılacağını ve nerede kıyıya yaklaşılabileceğini iyi bilen Eyüp Kaptan, 26 Ekim 1915 tarihinde Beykoz’ dan bini aşan yolcu dolu olan 66 numaralı Boğaziçi vapuru ile yol alırken akıntının sürüklemiş olduğu bir Rus mayınına rastlar. Mayın vapura çok yaklaşınca fark edildiği için yolcular arasında panik yaşanırsa da Eyüp Kaptan usta manevrası ile vapuru ve yolcuları büyük bir faciadan kurtarır. Bu olaydan sonra Eyüp Kaptan minnet duyguları ile anılır. 6 Aralık 1918 tarihinde Köprü’ den Boğaziçi yönüne yaptığı bir sefer sırasında yine mayına rastlayan Eyüp Kaptan Vaniköy İskelesi’ ne uğramadan Kandilli iskelesine yanaşarak yolcularını indirir. Vaniköy’ e de mayın görüldüğüne ilişkin haber vermek üzere bir gemici gönderilirse de bu gemici Vaniköy’ e varmadan mayın Vaniköy İskelesi’ ne çarpar ve patlar. İskele büyük hasar görür. Yolcularını Vaniköy yerine Kandilli’ ye indiren Eyüp Kaptan ustalığını göstererek bir kez daha can kaybını önler.
 
Mustafa Kemal’in kutladığı Kaptan...

Usta denizciliği ile tanımış ve Boğaziçi halkının sevgisini kazanmış bir diğer Şirket-i Hayriye kaptanı Hayri Kaptan’ dır. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra, Romanya’ dan iaşe sevkiyatında bulunan Şirket-i Hayriye vapurlarından 39 numaralı Neveser’ in kaptanı olan Hayri Kaptan’ a, vapur Köstence Limanı’ nda bağlıyken, bir Romen tüccar Romanya’ nın Osmanlı Devleti’ ne savaş ilan edeceğini ve bu nedenle 28 Ağustos 1916’ dan önce Romanya’ yı terk etmelerinin iyi olacağını söyler. Gerçekten de Ağustos’ un 28’ inde Romanya Osmanlı Devleti’ ne savaş ilan eder. Karadeniz’ de düşman gemilerinin saldırısı sonucu batırılma tehlikesini göze alan Hayri Kaptan, beraberinde 63 numaralı Sütlüce vapuru olduğu halde gecenin karanlığından yararlanarak denize açılır. Kömür yokluğundan vapurların bazı ahşap bölümlerini söküp yakarak yol alır ve İstanbul’ a ulaşırlar. Hayri Kaptan Çanakkale Savaşları sırasında da vapuruyla askeri sevkiyatta bulunmuştur. Kadıköy’ den on vapurluk bir konvoy halinde hareket eden ve Çanakkale’ ye doğru yol alırken Gelibolu yakınlarında bir düşman denizaltısının torpil saldırısını, vapurunda taşıdığı altı yüz askeri geminin bir yanına yığarak su kesimini azaltma yolu ile yara almadan atlatması, Çanakkale’ de görevli Mustafa Kemal Paşa’ nın kulağına kadar ulaşmış ve Mustafa Kemal, konyak ve şeker göndererek Hayri Kaptan’ ı bu başarısından dolayı kutlamıştır.
 
Sarı Lacivert Can Simitleri

Hayri Kaptan’ ın cesur kişiliği, otuz beş yıl boyunca kaptanlık yaptığı Boğaziçi sularında da kendini gösterir. Kar, kış, sis, fırtına dinlemeyen Hayri Kaptan, bütün ısrarlara karşın seferlerini aksatmaz. Bu özelliği ile de Boğaziçi halkının güven ve sevgisini kazanır. Hayri Kaptan’ ın bir diğer özelliği ise Fenerbahçe futbol takımının taraftarı olmasıdır; bu tutkusu, yönetimindeki vapurun kırmızı-beyaz boyalı can simitlerini sarı-lacivert renklere boyatmaya kadar gider.
 
Boğaziçi halkı tarafından tanınan ve sevilen bir diğer Şirket-i Hayriye kaptanı, kıyıdaki halkı düdük çalarak selamlayan Şeref Kaptan’ dır. Boğaziçi’ ndeki bütün okul öğrencilerinin, özellikle Ortaköy’ deki Galatasaray ve Kabataş Erkek Lisesi öğrencilerinin tezahüratı ve kaptanın düdük ile verdiği karşılıklar halen unutulmamıştır. Bu bir gelenek halinde 1980’ lerin ortalarına kadar okul öğrencileri arasında devam etmiştir. Genç sayılabilecek bir yaşta önce hastalanan, sonra felç olup görevinden ayrılmak zorunda kalan Şeref Kaptan, vefatından sonra çalıştığı son vapur olan 74 numaralı Altınkum ile Beykoz mezarlığına taşınır.
 
Şirket-i Hayriye’ nin Boğaziçi halkının ilgi odağı olan kaptanlarından biri de Süreyya Kaptan’ dır. 1930’ larda şirketin düzenlediği mehtap âlemlerinden birinde yönetimindeki 71 numaralı Halas vapurunu önce Çengelköy İskelesi yerine kıyıdaki salaş gazinolara yanaştıran, ardından Beylerbeyi’ nde kıyıdaki bir kahveye baştankara ederek yanaşan ve yaptığı manevralarla yolcuların hayranlığını kazanan Süreyya Kaptan, cambaz misali usta manevralar ile vapurunu kullanmasına karşın tatsız olaylarla da karşılaşır. Bir keresinde Anadolu Kavağı iskelesine yanaşırken hava muhalefeti nedeniyle baş omuzlukla iskeleye hızlıca bindirir ve iskele çöker. Ancak kazada ne yaralanan ne de canını kaybeden olur. Kazadan dolaylı olarak zarar görenin Anadolu Kavağı sokaklarında başıboş gezen ve çarpışma sonucu çıkan gürültüden korkan merkeplerin hücumuna uğrayan bir bakkal dükkânı sahibi olduğu anlatılır.
 
“Beybaba” olarak anılan ve Boğaziçi halkının sevgisini kazanmış olan Tahsin Kaptan, uzun yıllar 63 numaralı Sütlüce vapurunun süvariliğini yapar. Vapurda yatıp kalkan Tahsin Kaptan’ a dostları “63’ün nikâhlısı” adını da verirler. Tahsin Kaptan da Şirket-i Hayriye’ nin birçok kaptanı gibi Birinci Dünya Savaşı yıllarında askeri sevkiyat amaçlı seferlere katılmıştır. Bir keresinde 62 numaralı Hünkâr İskelesi vapuru ile Tekirdağ açıklarında seyrederken, yanıltmak için Osmanlı Bayrağı çekmiş olan, ancak aslında İngiliz donanmasına ait bir denizaltının “Dur!” uyarısına uymaz. Tahsin Kaptan, vapuru batırılmaktan kurtarmak için Tekirdağ İskelesi yakınında baştankara ederek karaya oturtur. Top mermisinden oluşan yük karaya çıkartılır. Bu arada İngiliz denizaltısının torpil saldırısı sonucu Hünkâr İskelesi vapuru makine dairesinden aldığı isabet ile büyük hasar görür. Son dakikalara kadar vapurdan ayrılmayan Hayri Kaptan ise hem mürettebatını hem de taşınan değerli yükü kurtararak büyük yararlılık gösterir.

Şirketi- Hayriye ve Toplumsal Eğlenceler 

Şimdilerde Şehir Hatları tarafından İstanbulluların keyifli bir hafta sonu geçirmeleri amacıyla düzenlenen Mehtaplı Geziler’ in mazisi 1920’ li yıllara kadar uzanır. Halkın gündelik yaşamında, İstanbul ile Boğaziçi arasında ulaştırma olanağı sağlaması yanında, sıradan bir ulaştırma işletmesinin konu olmadığı biçim ve boyutta yerel alan Şirket-i Hayriye halk kültürü içinde önemli bir yer edinir. 
 
Şirket İdaresi, 1920’ lerden itibaren, yani Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarını izleyen dönemden sonra Boğaziçi’ nin daha önceki dönemlerde olduğu gibi rağbet görmemesi ve dolayısıyla taşınan yolcu sayısında ortaya çıkan gerilemeyi durdurmak, taşınan yolcu sayısını artırmak için giriştiği bir dizi önlem ve ilginç işletmecilik örnekleri uygular. Bunların yanı sıra, özellikle 1930’ lu yıllarda İstanbul’ da eğlence ve dinlence yaşamına yeni boyutlar kazandıran etkinlik ve girişimlerde de bulunulur.  Mehtap âlemleri ve Boğaziçi’ ne diğer gezintiler bunlar arasındadır.




Son mehtap âlemlerine tanık olmuş olan yazar Abdülhak Şinasi Hisar, Boğaziçi’ ne özgü bu eğlence türünün bütün ayrıntılarını yapıtlarında anlatır. Kayıklarda gerçekleştirilen bu âlemler, Şirket-i Hayriye’ nin girişimi ile daha geniş kapsamlı hale gelir. 1930’ ların ortalarına gelindiğinde Şirket-i Hayriye İdaresi, Boğaziçi’ nde mehtap âlemlerini yeniden canlandırmak üzere harekete geçer. Bu âlemlerin ilki 4 Ağustos 1936 Salı günü gerçekleştirilir. Çiçeklerle süslenmiş ve rengârenk ışıklarla aydınlatılmış bir sal hazırlanır. Bu sal üzerinde bir saz heyetinin yanı sıra, bir zeybek ekibi de sahne alır. Gecenin yıldızları, alaturka musikinin önemli icracılarından Denizkızı Eftalya ve Şehir Tiyatrosu aktörlerinden Hazım Körmükçü’ dür. Şirket-i Hayriye İdaresi üç vapuru talep çok olursa kullanılmak üzere hazırda tutmayı ve iki vapuru hareket ettirmeyi düşünürken, halkın 37,5 lira gibi ucuz bir fiyata böyle bir eğlenceye çok rağbet etmesi üzerine, Şirket-i Hayriye on dört vapur kaldırmak durumunda kalır. Sahne olarak kullanılan salın etrafını çeviren vapurların yanında çok sayıda kayıkla da halk bu konvoya katılır. Bu gezinti Bebek’ ten başlar, Kanlıca’ ya, Yeniköy’ e, buradan da Beykoz ve Büyükdere’ ye uzanır. İstanbul halkının büyük beğeni ve ilgisini kazanan mehtap âlemleri bir süre daha devam eder. Bu eğlencelerin yıldızları arasında alaturka musikinin değerli isimleri Safiye Ayla ve Şadi Işılay da yer almıştır.





Talihsiz Kardeşler...
 
18 Baca numaralı “Asayiş”, Şirket-i Hayriye’ nin en güzel, en biçimli vapurlarındandı. Sabahları Boğaziçi iskelelerine uğrayarak yolcularını alıp köprüye getirir, akşamüstleri de Köprü’ den aldığı yolcularını köylerine bırakmak üzere yine uzunca bir Boğaz seferine çıkardı. 


Asayiş


İki direkli, burnu, kemane başlı denen tipten, çok zarif bir vapurdu. Bir de 17 baca numaralı “Bahariye” adlı tıpatıp bir eşi daha vardı. Onları uzaktan gelirken görenler hemen tanırlar, “İşte!” derlerdi. “ ‘Asayiş’ geliyor... Ya da kardeşi ‘Bahariye’...”
 
Şirket-i Hayriye bu iki eş vapurun çok güzel ve de sağlam olması için ayrı bir özen göstermişti. Yıl, 1865’ ti. Şirket, bu vapurun tasarımını özellikle, vapurlarının bakım ve onarımları için Haliç’ te kurduğu Hasköy fabrikasının baş mimarı Mehmet Efendi’ ye yaptırmış, hatta bununla da yetinmeyip kendisini İngiltere’ deki yapımcı firmaya yollayarak inşaatı yerinde denetletmişti. 

Bahariye
 
O dönemdeki pek çok gemileri gibi yandan çarklıydı “Asayiş”. Teknesi ahşap olup 346 gros tonluktu. İki silindirli, iki genişlemeli buhar makinesi vardı. İnşa edildiği yıl İstanbul’ a gelen bu iki eş vapur o yıl içinde hizmete girerek yıllarca yolcu taşıyıp durdular.
 
1908 Yılıydı... O sıralarda iki Fransız bu vapuru Boğaziçi, Adalar, Bakırköy ve İzmir Körfezi’ ndeki sahil köylerinde film seyrettirmek için seyyar bir sinema salonu haline getirme hevesine kapıldılar. Ne var ki, dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid, bu işte ne gibi bir sakınca gördüyse, gerekli izni vermedi.
 
Birinci Dünya Savaşı’ yla başlayan zor günlerde Şirket daha başka birkaç vapuru ile birlikte “Asayiş” i de Donanma’ nın emrine vermek zorunda kaldı. 1915 – 1919 yılları arasında askeriyeye hizmet eden bu güzel vapur 54 yorgun yılın ardından kadro dışı bırakılarak hizmetten geri çekildi.

İnşirah



İlk Pervaneliler...
 
Boğaziçi’ nde vapur çalıştıran Şirket-i Hayriye’ nin başlangıçta bütün vapurları yandan çarklıydı. İki yanındaki çarklarını döndürdükçe bembeyaz köpükler oluşturarak ilerleyen bu vapurlar zarif olmasına zariftiler, ancak her geçen yıl biraz daha çağ dışı kalmaktaydılar.
 
Bu gerçeği gören Şirket-i Hayriye, 1900’ lü yıllara gelindiğinde, bundan sonra inşa ettireceği vapurların pervaneli olması kararını aldı. 1903’ te İngiltere’ ye ısmarlanan iki küçük vapur pervaneliydi.
 
O yılın Mart ve Nisan aylarında birer ay ara ile hizmete soktuğu iki küçük yolcu vapuru, şirketin ilk pervaneli vapurları oldular. Bunlardan 47 baca numaralı olanına “Tarz-ı Nevin”, 48 numaralı olanına “Dilnişin” adı verildi. Tarz-ı Nevin, ‘yeni tarz’, ‘yeni sistem’ anlamına geliyordu. Dilnişin de ‘hoşa giden’ demekti. 



Dilnişin ve Tarz-ı Nevin

 
 
Bu iki vapur gerçekten pek çok yeniliği beraberlerinde getirdi. Pervaneli olmaları bir yana, küçücük salonu kaloriferle ısıtılıyordu. Her tarafında elektrik donanımı vardı. İçerisi elektrikle aydınlatılıyordu. Ayrıca tulumba tertibatları vardı. O zamana kadar kol kuvvetiyle döndürülen dümen dolabı da ilk kez istimli olmuştu.   
 
Şükran Vapuru…
 
Boğaz yolcularının arasında en çok âşık olunan vapur “Şükran” idi. Onlar, “Şükran” ı başka bir vapurla değişmezlerdi. Gerçekten de güzel, narin ve zarif bir vapurdu Şükran. Öyle ki, dışardan başka güzel olduğunu söylerlerdi, içerden başka güzel…
 
1890’ da İngiltere’ de inşa edilen birbirinin eşi iki vapurdan biriydi 38 baca numaralı “Şükran”… Eşi de 37 baca numaralı “İhsan” idi. İkisinin de gövdesi çelikten olup yandan çarklıydılar. 244 gros tonluktular. Boyları 50,3 m. enleri 6,4 m. idi. İyi istim tuttukları zaman saatte 12,5 mil hıza erişebiliyorlardı.
 
“Şükran2, Birinci Dünya Savaşı patlak verinceye kadar yıllarca hep Boğaziçi köylerinin yolcularına hizmet etti. Ama savaşla birlikte Donanma’ nın emrine verildi. 
 
Vapurların adlarını ne anlama geliyor?
 
Önceleri vapurlara Boğaz köylerini adları konulurken, sonraları, çoğu Arapça kökenli adlar uygun görülmüştü. Bunlar vapurların güzelliğini, süratini, rahatlığını vurgulayan sözcüklerdi. Vapurlara sonraları Boğaz semtlerinin isimleri verilmeye devam edildi. Arapça ve Farsça kökenli isimlerin birkaçının anlamları:
 
Asayiş: Güvenlik
Terakki: İlerleme
Tayyar: Uçan
Suhulet: Kolaylık
Meymenet: Uğur, hayır
Refet: Merhamet
Meserret: Sevinç
İşgüzar: Becerikli
Şükran: İyilik bilme
Rehber: Yol gösteren
Resanet: Sağlamlık
Resan: Ulaştıran
Tarz-ı Nevin: Yeni tarz
Hale: Ayla
Süreyya: Ülker takımyıldızı
İnşirah: Ferahlık
Nimet: İyilik, lütuf
Rağbet: İstek, arzu, itibar
Seyyar: Gezici
Sürat: Hız
Azimet: Gidiş
Sahilbent: İki kıyıyı bağlayan
Nüzhet: Neşe
Amed: Gelen
Nusret: Yardım, zafer
İhsan: Bağış
Neveser: Yeni eser
Metanet: Dayanıklılık
İkdam: İlerleme
Rüçhan: Üstünlük
Dilnişin: Pek hoşa giden
Seyyale: Akıp giden
Şihap: Akan yıldız
İnbisat: Ferahlama
Kamer: Ay
Halas: Kurtuluş