23.01.2026
İBB’nin en köklü markalarından Şehir Hatları, 175. kuruluş yıl dönümünü, 2026 boyunca sürecek etkinliklerle kutlayacak. Etkinlikler, Mustafa Kemal Atatürk’ü 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştıran efsane kaptan İsmail Hakkı Durusu’nun adını taşıyan vapurla gerçekleştirilen İstanbul Boğazı turu ile başladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Şehir Hatları, 175. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. 175. Yıl etkinlik serisinin ilk ve başlangıç etkinliğine, Şehir Hatları tarafından baştan aşağı yenilenen, adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını Samsun’a götüren Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı Durusu’dan alan tarihi gemi ev sahipliği yaptı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir ve Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler’in katılımlarıyla gerçekleştirilen Boğaz turunda, İstanbul’daki denizcilik liselerinde okuyan üniformalı öğrenciler ve öğretmenleri de yer aldı. Öğrenciler İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Şehir Hatları yöneticileriyle sohbet etti, bilgi ve birikimlerini dinledi, merak ettiklerini sordu.
ASLAN: “175 YIL ÖNCE BİR DEVRİM YAŞANDI”
Törende konuşan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan “Bundan tam 175 yıl önce, İstanbul’da bir devrim yaşandı. 17 Ocak 1851’de Şirket-i Hayriye kurulduğunda, İstanbul’un deniz ulaşımı yeniden temellendi. Aslında İstanbul, daima deniziyle iç içe yaşayan, birbirine bu yolla ulaşan bir kent olmuştur. Ulaşımı kolaylaştıran, geliştiren ve hızlandıran buharlı vapurlarımızdan, köklü Şehir Hatlarımızdan önce de kayıklar, tekneler vardı kadim İstanbul’umuzda. Ancak Şehir Hatları’nın kurulmasıyla, bu yolculuklar bir düzene girdi. Şehir Hatları, bu yönüyle İstanbul’un kadim mirasını tam da kalbinde taşıyan en köklü kurumlarımızdan biridir. Ben, gemi- makina mühendisliğinden mezun oldum. Stajımı da Haliç Tersanesi’nde yaptım. Denizler, gemiler benim için çok önemli.”
“SIFIR NOKTASINDA OLAN YENİ İNŞA SAYISINI 69’A ÇIKARDIK”
“2019’dan itibaren, dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesi olan 570 yıllık Haliç Tersanesi’ni deniz ulaşımının kalbi haline getirdik. Tüm fonksiyonları durmak üzere olan tersanemize yeniden hayat verdik. Haliç Tersanemizde 2019 öncesinde sıfır noktasında olan yeni gemi inşa sayısını, 2026 yılı itibarıyla 69 gemiye ulaştırdık. 2019-2025 arasında 532 geminin bakım ve onarımını yaptık. Bu süreçte sadece üretimle kalmadık. İstanbul’un hafızası olan Paşabahçe, Moda, Kızıltoprak ve İsmail Hakkı Durusu gibi simge vapurları, titizlikle restore ederek yeniden seferlere ve kültür mirasımıza kazandırdık. Deniz ulaşımını İstanbul’un ana arterlerinden biri yapmak amacıyla, 11 yeni hattı hizmete açtık, 8 hattın kapsamını genişlettik. Bugün, 32 hatta gerçekleştirdiğimiz günlük ortalama 826 seferle, 40 milyonu aşkın yolcu taşımanın gururunu yaşıyoruz. İstanbul’da deniz ulaşımına kattığımız 50 Deniz Taksi ve 9 Deniz Dolmuş da Haliç Tersanemizde ürettik. Ayrıca, İSTAÇ ve diğer kamu hizmetleri için teslim edilen 8 adet temizleme ve atık toplama teknemizle, boğazlarımızın temizliğini de en üst seviyeye çıkardık. 2019 sonrası toplumsal cinsiyet eşitliği ilkemiz doğrultusunda kadın denizci, gemici, kaptan ve yağcılarımıza istihdam sağladık. Ailemize katılan 19 kadın gemicimizle birlikte, denizlerimizde kadın emeğini ve varlığını artırmaya yönelik kararlı adımlarımızı atmaya devam ediyoruz.”
İKİ MÜJDE PAYLAŞTI
“Bugün sizlerle, tersanemizin emeği olan iki projemizin müjdesini ve detaylarını paylaşmak istiyorum. İlk olarak, tasarımıyla Şirket-i Hayriye’nin mirasını bugüne taşıyan o eşsiz Boğaziçi No:66’dan esinlendiğimiz ‘İş Vapuru’ projemizden bahsetmek istiyorum. Türkiye İş Bankası iş birliği ile hazırladığımız, 50 metre uzunluğundaki, 500 yolcu kapasiteli gemimiz çevre dostu elektrik-hibrit sisteme sahip. İnşallah tüm testler tamamlandığında, sanatsal etkinlik alanları ve kütüphanesiyle, yalnızca finansal değil, kültürel ve sosyal hayatın da merkezi olacak. İkinci projemiz olan ‘Saraçhane Araç Taşıma Gemisi’, sadece İstanbul için değil, tüm Türkiye’ye örnek olacak devasa bir yapı. 138 milyon 900 bin liralık yatırımla inşa ettiğimiz bu gemi, olası bir afet durumunda İstanbul’un denizdeki en güçlü kalesi olacak. Gemimiz, hiçbir yükseklik sınırına takılmadan, en ağır iş makinelerini ve vinçleri taşıyabilecek, üzerine hızla yaşam konteynerleri kurulabilecek şekilde tasarlandı. Elbette temennimiz, Allah’ın bize o günleri yaşatmaması ve bu kapasiteye hiçbir zaman ihtiyaç duymamamızdır. Ancak her türlü afete karşı tedbirli ve güçlü olmak, İstanbul için bir zorunluluk.”
“GÖZÜMÜZ GİBİ BAKMAK ULVİ BİR GÖREVDİR”
Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler ise “Haliç Tersanesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethinden hemen iki yıl sonra faaliyete geçti. Şirket-i Hayriye yani bugünkü adıyla Şehir Hatları ise tersanenin ayrılmaz bir parçası olarak 175 yıldır milyonlarca insanı, içinden deniz geçen bir şehir olan kadim İstanbul’da ağırlamayı kendine görev edinmiştir. Bizim için iki önemli olgu var; biri ecdat biri evlat. Ecdadımızdan bize miras kalan bu kıymetli yapıya, evlatlarımıza emanet edileceği güne kadar gözümüz gibi bakmak, bizlere düşen ulvi bir görevdir. Burada denizcilikle ilgili çok sayıda öğrencimiz, öğretmenimiz, birçok kıymetli birey var. 175 yıldır insanlarımızın İstanbul Boğazı’nda yaşadığı keyfi bugün hep birlikte yaşayalım istedik. Öyle bir yapı ki, kimi zaman evimize sevinçli bir haber götürdük, kimi zaman kaygılarımız oldu ama Şehir Hatları vapurlarına bindiğimiz zaman, biraz Boğaz’ı seyrettiğimiz zaman, biraz dalgalandığımız zaman içimiz ferahladı, rahatladı. Böyle kıymetli bir özelliğimiz var” dedi.
175. yıla özel düzenlenen Boğaz turunda geleceğin denizcileri hayallerini anlattı:
Yezdan Güneş Zeren
“Hedefim Deniz Harp Okulu”
“Beykoz Barbaros Hayrettin Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisiyim. Bugün burada olduğum için çok mutluyum. Hiç görmediğim kişileri gördüm, yeni insanlarla tanıştım. Gemi makinaları ve işletme bölümünde okuyorum. Hedefim Deniz Harp Okulu’nda okuyarak Sahil Güvenlik’te görev yapmak.”
Nisasu Musaak
“Yat alanında ilerlemek istiyorum”
“Beykoz Barbaros Hayrettin Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisiyim. Aslında güverte bölümünde okumak istiyordum. Fakat bir şekilde gemi makinaları ve işletme bölümüne girdim. Ama başladıktan sonra bölümümü çok sevdim. Hayalim önce üniversite eğitimimi almak. Ardından stajlarımı yaptıktan sonra yat alanında ilerlemek ve kendi işimi kurmak.”
Enes Akosman
“Hayalim kaptan olmak”
“Hacı Rahime Ulusoy Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, güverte bölümünde okuyorum. Şu anda Şehir Hatları’nda staj yapıyorum. Stajımı bitirdikten sonra da Şehir Hatları’nda yoluma devam etmek istiyorum. Hayalim kaptan olmak.”
Vedat Can
“Vapur ve deniz benim hayatım”
“Hacı Rahime Ulusoy Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde güverte bölümünde öğrenciyim. Vapur ve deniz benim hayatım diyebilirim. İlerde üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra uzak yol vardiya zabiti olmak istiyorum.”
Deniz Hüseyin Civelek
“Denizciliğe aşığım”
“Hacı Rahime Ulusoy Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 12. sınıf güverte öğrencisiyim. Aslında babamın yönlendirmesiyle bu okula girdim ama denizciliğe aşık oldum. Hayalim uzak yol zabitliği.”