15.12.2025
Tersane-i Amire’den günümüze kalan, dünyanın üreten en eski tersanesi unvanına sahip Haliç Tersanesi, 570’inci yılını kutladı. Altı asırlık geçmişi ile Türkiye'nin denizcilik mirasını gelecek nesillere taşıyan Haliç Tersanesi, üretim merkezi olarak adından söz ettirmeye devam ediyor.
Temelleri 11 Aralık 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından atılan Haliç Tersanesi, 570’inci yılını kutladı. Program; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Yöneticileri ve Şehir Hatları A.Ş çalışanlarının katılımıyla tersanenin kuruluş yıl dönümü için geleneksel rakam çakımı töreniyle başladı. Rakam çakımının ardından İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler birer konuşma yaptı.
Başkan Aslan, “Bu konuşmayı yapmam, benim için çok tarihi bir önem arz ediyor. Bazı mekânlar, insanın ömrünün boşa geçmediğini anlatır. Burası benim için işte öyle bir mekândır. Buraya her geldiğimde, önünden her geçişimde, üniversite kapısından geldiğim o halini hatırlarım. Stajımı Camialtı Tersanesi ve Haliç Tersanesi’nde yapmış bir kişi olarak söylüyorum size. Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum ve stajımı buralarda yaptım. Ben inanırım ki insanlar, gemilerle birlikte bugünkü medeniyetlerin temelini atmışlardır” dedi.
“TÜM FONKSİYONLARI DURMAK ÜZERE OLAN TERSANEMİZDE YENİ BİR HAYAT KURDUK”
“Mesele, sadece gemiyi belli bir noktadan diğer noktaya götürmek değildir, ufku da görebilmektir” diyen Aslan, “Ekrem İmamoğlu, ufku görür, yarına bakar ama tarihine de sahip çıkar. İşte bu yüzden Fatih Sultan Mehmet Han'ın temelini attığı Haliç Tersanesi’ne de sahip çıktı, sahip çıktık ve sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tüm fonksiyonları durmak üzere olan tersanemizde yeni bir hayat kurduk. 6 yılda yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. Haliç Tersanesi’ni yaşamla tekrar buluşturduk. Gazhaneleri, Yerebatan Sarnıcı’nı tekrar restore ettik, İstanbullularla buluşturduk. Biz ne yaptık? Ortasından deniz geçen şehre sahip çıktık. Biz ne yaptık? Üç imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'a sahip çıktık. Biz ne yaptık? ‘Dünya bir ülke olsaydı, oranın başkenti İstanbul olurdu’ denilen İstanbul'a sahip çıktık. Biz, Fatih Sultan Mehmet Han'ın fethettiği şehre sahip çıktık. Biz, Peygamber Efendimizin müjdelediği şehre sahip çıktık. Biz Eyüp Sultan Hazretlerinin şurada yattığı şehre sahip çıktık. Biz aslında Atamızın yadigârlarına sahip çıktık” ifadelerini kullandı.
“SON 6 YILDA 67 YENİ İNŞA, 527 BAKIM-ONARIM YAPTIK”
2019 öncesinde tersanenin çürümeye terk edildiğinin altını çizen Aslan, “2019’da sıfır olan üretim kapasitesini, 2025 itibarıyla 67’ye yükselttik. 2019-2025 arasında, 527 geminin bakım ve onarımını yaptık. Hayal kurun; çürümeye bırakılmış bir yer… Birisi geliyor bu topraklarda; tekrar sahip çıkıyor Ata yadigârına ve 6 yılda 527 gemiyi tekrar hayata döndürüyor. Şehir Hatları vapurlarımızın bakımlarını burada yaptık. Paşabahçe, Kızıltoprak ve İsmail Hakkı Durusu vapurları… Sabah işe giden, akşam işten dönen, bazen yalnızca deniz havası almak için binen nice insanı, bu tersanede onardığımız, restore ettiğimiz gemilerle evlerine, gezmek istedikleri, görmek istedikleri insanlarla buluşturan sistemi tekrar hayata geçirdik. Yok olmaya yüz tutmuş, İstanbul’un simgesi olan bu vapurları burada restore ettik. Vapurlarımız seferlerine yeniden başladı. Yalnızca bunlar da değil. İstanbul'da deniz ulaşımına kattığımız 50 Deniz Taksi ve 9 Deniz Dolmuş da Haliç Tersanemizde inşa edildi” diye konuştu.
“İKİ BÜYÜK GEMİDE SONA GELMİŞ OLMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ”
Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler ise “Hayatta çok önem verdiğim iki kelime var; biri ecdat diğeri evlat. Biz ecdadımızdan aldığımızı evladımıza devretmek üzere bir görevi ifâ ediyoruz ve bunu hakkıyla yaptığımıza inanıyoruz. Birçok insanın emeği, birçok insanın çabası, birçok insanın hayatı dokundu bu tersaneye. Dile kolay 570 yıl! Dünyada yaşayan en eski tersane! Faaliyetini tersanecilik olarak sürdüren en eski yapı… Bize bu yapıyı hâlâ yaşatma fırsatı veren, bu ödevi bize veren Saygıdeğer Başkanımız Ekrem İmamoğlu da aramızda olsaydı çok mutlu olurduk. Dileriz 571’inci yılda nasipse Başkanımızla da birlikte kutluyor oluyoruz. Bize emanet edilen bu eşi bulunmaz mirasın, sadece nöbetçiliğini yapmak değil, üzerine bir şeyler koyarak da gelecek nesillere devretmek gibi ulvi bir ödevimiz var. 1980’li yıllardan beri, o boyutta üretimi yapılmamış iki büyük geminin son aşamasına getirilmiş olduğunu burada sizlere müjdelemek istiyorum. Bu tersanede, bu koşullar altında iki büyük gemiyi -ki biri özel sektör- rekabet içerisinde olduğumuz birçok oyuncuya rağmen alıp zamanında teslim edebilme kabiliyetinde olduğumuzu bir kere daha vurgulamak istiyorum. Bunlar bizim için çok büyük gurur kaynakları ve bunu yaparken hâlihazırda Şehir Hatları filosunda bulunan, gerek tarihi gerekse modern yapıda olan deniz araçlarımızın, gemilerimizin, deniz taksilerimizin bakımlarını da hiçbir zaman ihmal etmedik. Bunlar hep birlikte bu ekibin çabası ve özverisiyle oldu. Ben kendi adıma bu ekibin bir parçası olmaktan, 570 yıllık tarihi olan bu yapının bir ekip oyuncusu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Dilerim yıllarca bu gururu hep birlikte yaşarız” dedi.